Kiracı Tahliye Taahhütnamesi İmzaladıktan Sonra Evden Çıkma Süresi Kaç Gündür?

📌 Özet

Kiracı tahliye taahhütnamesi imzaladıktan sonra evden çıkma süresi, belgede taraflarca özgür iradeyle kararlaştırılan tahliye tarihinin gelmesiyle hukuken başlar. Taahhüt edilen bu tarihte taşınmaz boşaltılmadığı takdirde, ev sahibinin yasal olarak bir ay içinde icra takibi başlatması veya tahliye davası açması zorunludur. Hak düşürücü nitelikteki bu bir aylık sürenin kaçırılması, taahhütnameye dayalı tahliye hakkının o dönem için tamamen sona ermesine yol açar. İcra dairesi aracılığıyla gönderilen tahliye emrinin kiracıya tebliğ edilmesinden itibaren, kiracının yasal olarak evi boşaltması için on beş günlük bir süresi bulunur. Kiracının bu süreçte yedi gün içinde imzaya veya tarihe itiraz etme hakkı saklıdır. İtiraz edilmediği durumda on beş günlük sürenin dolmasıyla birlikte cebri icra yoluyla tahliye işlemleri gerçekleştirilir. Sürecin tüm hukuki detaylarına hakim olmak, hem mülk sahiplerinin hak kaybını önler hem de kiracıların mağduriyet yaşamasını engeller.

Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında kiracı ile mülk sahibi arasındaki ilişkileri düzenleyen en kritik belgelerden biri tahliye taahhütnamesidir. Kiracının, kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağına dair mülk sahibine verdiği Uygulamada en çok merak edilen konuların başında ise, tahliye taahhütnamesi imzalayan bir kiracının evden çıkması için yasal olarak ne kadar süresinin bulunduğu ve bu sürecin hukuki mekanizmalarının nasıl işlediği gelmektedir. Bu sürenin doğru hesaplanması, hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması ve tarafların yasal haklarını koruyabilmesi adına hayati önem taşır.

Tahliye Taahhütnamesinin Hukuki Niteliği ve Geçerlilik Şartları

Bir tahliye taahhütnamesinin varlığı, doğrudan kiracının evden çıkarılabileceği anlamına gelmez. Belgenin hukuken geçerli kabul edilebilmesi ve icra edilebilir nitelik kazanması için Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinde öngörülen katı şekil şartlarını taşıması gerekir. Bu şartlardan birinin dahi eksik olması, taahhütnameyi tamamen geçersiz kılar.

Yazılı Şekil ve Serbest İrade Koşulu

Kanun koyucu, kiracının barınma hakkını güvence altına almak amacıyla tahliye taahhüdünün mutlaka yazılı şekilde yapılmasını emretmiştir. Sözlü olarak yapılan taahhütlerin hukuki hiçbir geçerliliği yoktur. Yazılı taahhüt adi yazılı belge şeklinde düzenlenebileceği gibi, noterlikçe düzenleme veya onaylama şeklinde de yapılabilir. Noter kanalıyla yapılan taahhütnameler, imza ve tarih itirazlarının önüne geçtiği için ispat gücü açısından çok daha avantajlıdır. Ayrıca, taahhüdün kiracının özgür iradesiyle, herhangi bir baskı, tehdit veya hile altında kalmadan verilmiş olması esastır.

Teslim Tarihinden Sonra Düzenlenme Şartı

Uygulamada en sık yapılan hata, tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesi ile aynı gün imzalanmasıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kira sözleşmesi imzalanırken veya taşınmaz henüz kiracıya teslim edilmeden önce alınan tahliye taahhütleri geçersizdir. Kiracının, sözleşme aşamasında konut bulma baskısı altında (müzayaka hali) hareket ettiği kabul edilir. Bu nedenle taahhütnamenin düzenleme tarihinin, anahtar tesliminden ve kira sözleşmesinin imza tarihinden daha sonraki bir gün olması yasal bir zorunluluktur.

Aile Konutu Niteliğindeki Taşınmazlarda Eş Rızası

Eğer kiralanan taşınmaz Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca aile konutu niteliği taşıyorsa, kira sözleşmesinde kiracı olarak yalnızca tek bir eşin adı yazsa dahi, diğer eşin açık rızası alınmadan verilen tahliye taahhüdü geçersiz sayılır. Mülk sahibinin tahliye sürecinde sürpriz bir geçersizlik iddiasıyla karşılaşmaması için, aile konutu durumlarında her iki eşin de taahhütnameye imza atmasını sağlaması yasal bir güvencedir.

Kiracı Taahhüt Edilen Tarihte Çıkmazsa Ne Olur?

Tahliye taahhütnamesinde belirlenen tahliye tarihi geldiği halde kiracı evi boşaltmazsa, mülk sahibinin kendi imkanlarıyla kiracıyı evden uzaklaştırması, kapı kilidini değiştirmesi veya eşyaları dışarı atması hukuken kesinlikle yasaktır. Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil eden bu tür eylemler yerine, mülk sahibinin kanunun çizdiği yasal yolları takip etmesi gerekir.

İcra Dairesi Aracılığıyla Tahliye Süreci (Örnek No: 14)

Ev sahibinin en hızlı sonuç alabileceği yöntem, doğrudan icra dairesine başvurarak ilamsız icra takibi (Örnek No: 14 Tahliye Emri) başlatmaktır. İcra müdürlüğü, sunulan geçerli taahhütnameye dayanarak kiracıya resmi bir tahliye emri gönderir. Bu tebligatın kiracıya ulaşmasıyla birlikte iki farklı yasal süre işlemeye başlar:

  • 7 Günlük İtiraz Süresi: Kiracı, tahliye emrinin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 7 gün içinde imzaya, tarihe veya taahhütnamenin içeriğine icra dairesinde yazılı olarak itiraz edebilir. İtiraz yapıldığı an icra takibi durur.
  • 15 Günlük Tahliye Süresi: Kiracı takibe itiraz etmezse veya itiraz süresi hak kaybına uğrayarak geçerse, tebliğden itibaren başlayan 15 günlük süre içinde taşınmazı tamamen boşaltıp anahtarı teslim etmek zorundadır.

Sulh Hukuk Mahkemesinde Tahliye Davası Açılması

Ev sahibi, doğrudan icra takibi yapmak yerine doğrudan sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açma yolunu da seçebilir. Genellikle taahhütnamenin sıhhati konusunda hukuki ihtilafların öngörüldüğü durumlarda bu yol tercih edilir. Mahkeme süreci, icra takibine kıyasla daha uzun sürse de, hakimin vereceği tahliye kararı kesin bir ilam niteliği taşır ve bu karar doğrultusunda kiracı cebri icra yoluyla taşınmazdan tahliye edilir.

Tahliye Sürecinde 1 Aylık Hak Düşürücü Süre ve İstisnaları

Tahliye taahhütnamesine dayalı işlemlerde sürelerin takibi son derece katıdır. Kanun koyucu, mülk sahibine sınırsız bir talep süresi tanımamıştır. Belirlenen vadede tahliye gerçekleşmediğinde adımların derhal atılması gerekir.

Hak Düşürücü Sürenin Hesaplanması

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca, taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren başlayarak tam 1 ay içinde icra takibinin başlatılmış veya davanın açılmış olması gerekir. Örneğin, taahhütnamede tahliye tarihi 10 Mayıs olarak belirtilmişse, en geç 10 Haziran mesai bitimine kadar yasal takip başlatılmalıdır. Bu sürenin bir gün dahi geçirilmesi durumunda, söz konusu tahliye taahhütnamesi tüm hukuki geçerliliğini yitirir ve mülk sahibi o taahhütnameye dayanarak kiracıyı çıkaramaz.

İhtarname Gönderilmesinin Süreye Etkisi

TBK’nin 353. maddesi, mülk sahiplerine önemli bir kolaylık sunmaktadır. Eğer ev sahibi, taahhüt edilen tahliye tarihinden önce veya en geç o bir aylık dava açma süresi içinde kiracıya yazılı bir ihtarname göndererek tahliye iradesini bildirmişse, dava açma süresi bir sonraki kira yılı sonuna kadar uzamış kabul edilir. Ancak bu durum icra takibi başlatma süresini doğrudan uzatmaz; yalnızca dava açma hakkını koruma altına alır.

İcra Takibinde Kiracının İtiraz Hakkı ve Süreci Uzatan Durumlar

İcra dairesi kanalıyla gönderilen tahliye emrine karşı kiracının itiraz etmesi, tahliye sürecinin seyrini ve süresini tamamen değiştirir. Kiracının yasal haklarını araması sürecin uzamasına neden olabilir.

İmzaya ve Tarihe İtiraz

Kiracı, tahliye taahhütnamesindeki imzanın kendisine ait olmadığını veya belgenin üzerindeki tarihlerin sonradan rızası dışında doldurulduğunu iddia ederek icra takibine itiraz edebilir. Adi yazılı şekilde yapılmış taahhütnamelerde bu itiraz yapıldığı an takip durur ve ev sahibinin duran takibi devam ettirebilmek için mahkemeye başvurması gerekir. Eğer taahhütname noter huzurunda yapılmışsa, kiracı imza itirazında bulunamaz; ancak sahtelik davası açarak süreci durdurmaya çalışabilir.

İtirazın Kaldırılması ve İtirazın İptali Davaları

İtirazın ardından ev sahibinin önünde iki yol bulunur. Belge noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmışsa, ev sahibi İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak "itirazın kaldırılması" davası açabilir. Bu dava görece daha hızlı sonuçlanır. Ancak taahhütname adi yazılı ise ve kiracı imzaya/tarihe açıkça itiraz etmişse, ev sahibinin Sulh Hukuk Mahkemesi’nde genel hükümlere göre "itirazın iptali ve tahliye" davası açması gerekir. Bu dava sürecinde bilirkişi incelemesi yapılarak imzanın kiracıya ait olup olmadığı tespit edilir ve yargılama süreci ortalama 6 ila 12 ay arasında uzayabilir.

Özetle Tahliye Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar

Hem mülk sahiplerinin hem de kiracıların süreç boyunca yasal mağduriyet yaşamaması için şu temel hususlara azami dikkat göstermesi gerekir:

  • Tarihlerin Uyumu: Taahhütnamenin düzenleme tarihi, kira sözleşmesi tarihinden kesinlikle sonraki bir tarih olmalıdır.
  • Noter Güvencesi: İtiraz süreçleriyle zaman kaybetmek istemeyen mülk sahipleri, taahhütnameyi mutlaka noter kanalıyla almalıdır.
  • Eşlerin İmzası: Aile konutlarında her iki eşin de imzasının bulunması, taahhütnamenin iptal edilmesini engeller.
  • Hak Düşürücü Süre: Tahliye tarihinden itibaren 1 ay içinde icra takibi veya dava işlemlerine başlanmalıdır.
  • Cebri İcra Sınırı: Yasal 15 günlük süre dolmadan ve icra memurları eşliğinde resmi işlem yapılmadan kiracı zorla evden çıkarılamaz.

Gayrimenkul hukuku, usul kurallarının ve sürelerin son derece sıkı uygulandığı bir alandır. Küçük bir usul hatası veya bir günlük süre gecikmesi, haklı durumdayken haksız duruma düşülmesine yol açabilir. Bu nedenle, tahliye taahhütnamesine dayalı tahliye işlemlerinde her aşamanın alanında uzman bir gayrimenkul avukatı ile birlikte yürütülmesi, telafisi imkansız hak kayıplarının önüne geçecektir.

BENZER YAZILAR